“Her ilmek, bir sabrın imzasıdır.”
Nuray Şenol iğneyle, tığla ve iplikle çocukluğunda tanıştı. Önce izleyerek, sonra deneyerek öğrendiği Arnavut işi, iğne oyası, tel kırma ve örgü zamanla hayatının merkezine yerleşti. Yıllarca Afyonkarahisar, Ankara ve Bolu'da halk eğitim merkezlerinde ve akşam sanat okulunda usta öğretici olarak ders verdi; bugün Afyonkarahisar'daki atölyesinde hem üretiyor hem öğretiyor. Her parçada aynı soruyu soruyor: geleneksel bir tekniği bugünün hayatına nasıl taşırız? Cevabı hep aynı: aceleye getirmeden, malzemeye saygı duyarak ve onu yapan elleri görünür kılarak.

DEĞERLER & FELSEFE

Tasarımlarımızda süsü değil, ölçüyü ararız. Selçuklu yıldızının geometrisi, Osmanlı lalesinin zarafeti ve bir oya çiçeğinin sadeliği bize aynı şeyi öğretir: güzellik, dengede saklıdır.
Hızlı tüketime karşı yavaş üretimi seçiyoruz. Her çanta, her yazma tek tek üretilir; seri numarası yerine onu işleyen ustanın imzasını taşır.
Eski bir motifi korumanın en iyi yolu, onu yeniden kullanmaktır.
Kursiyerlerden, eski sandıklardan ve Anadolu'nun farklı yörelerinden gelen oya, yazma ve işleme örneklerini saklıyor, desenlerini defterlere çiziyoruz. Bu birikim, yeni parçalarımızın hem hafızası hem de pusulası.
KADIN EMEĞİ
Nuray Şenol'un sınıflarından geçen pek çok kadın için el sanatı bir uğraştan fazlası oldu: kimi kendi işini kurdu, kimi emeğini sergilerde ve pazarlarda satmaya başladı. Kadın emeğini görünür kılmak, bu atölyenin en eski ilkesi.
Nuray Akademi

